Bir Hobi ve Ticari Kazanç Alanı Olarak Psikoloji

Ana sayfa / Blog | Seçilmiş Yazılar / Bir Hobi ve Ticari Kazanç Alanı Olarak Psikoloji

Psikolojiye son yirmi yıldır artan ilgi, konunun önce yavaş sonra da hızla bilimsel çerçevesinden uzaklaşmasına neden oldu. Hayatın hemen her cephesinden insanlar, farklı disiplinlerde eğitim almış olanlar, kendi mesleki yolculuklarında doyum bulamayanlar veya tıkandıklarını hissedenler psikolojiye “sarıldı”. Sarılmak eğer yardım almak anlamında olsaydı, muhakkak olumlu değerlendirilirdi. Bu kişilerin çoğu, yarı yapılanmış veya yapılanmamış yollardan geçerek veya yollarını kendileri inşa ederek, kendilerini başkalarına yardım konusunda uzman kabul ettiler.

 

Özel üniversiteler psikolojinin gördüğü bu ilgi karşısında sadece psikoloji bölümlerini değil, master programlarını da ön şart aramaksızın doldurdular. Bu ilgiye karşılık verecek öğretim üyesi bulunmamasının sorun olmadığına geçen yıllarda yaşayarak tanık olmuştum. Psikoloji günlerine konuşmacı olarak davet edildiğim bir vakıf üniversitesindeki bütün öğretim üyeleri çocuk hekimlerinden oluşuyordu.

 

Yolu böyle bir eğitim kurumundan dahi geçmeyenler farklı dillerde yazılan kitaplardan kes-yapıştır kitaplar yazdı. Bazıları daha cesaretli çıktı ve iş hayatındaki ihtiyacı görüp kişilik testleri üretti. Bu konudaki en cüretkar örnek, normların etkili olduğu bir kültür olan İsveç’ten çıktı ve ülke sınırlarını aşarak dünyaya yayıldı. Alanda bir uzman tarafından yazıldığına ve insan psikolojisini anlattığına inanılan Thomas Ericson’un Surrounded by Idiots (Aptallarla Çevrili) kitabı İsveç’te 100.000 den fazla satarak 10 milyon eurodan fazla gelir elde etti. Bu kitabın başarısı, iş hayatında birçok şirketin kişilik testlerine olan ilgisini pekiştirdi ve bu yeni pazarı değerlendirmek isteyenlerin sayısını arttırdı.

 

Uppsala Üniversitesinde matematik profesörü David Sumpter, Medium’daki yazısında İsveç Şüpheciler Derneği üyesi psikolog ve psikoterapist Dan Katz’ın yaşadıklarına dayanarak, Thomas Erikson’ın “Surrounded by Idiots” kitabının bir sözdebilim skandalı olduğunu anlatmış. Özgün kaynağa ulaşmam birkaç yıl önce Psikolog Gamze Şener’in çevirisine rastlamam sayesinde oldu. Psikolojinin son yıllarda giderek daha hoyratça kullanıldığını gördüğüm ve bu yazı bunu çok güçlü şekilde ortaya koyan bir örnek olduğu için, aslına sadık kalarak düzenledim. Özgün metne ulaşmak isteyenler yazını sonundaki ilk referansa gidebilirler.

 

Erickson’ın araştıran Dan Katz’ın yargısı çok keskin. Bu kitabın dayandığı kuram ve bunu izleyen çalışmalar sözdebilim saçmalığından ibaret. Hatta Erikson psikoloji ve davranış bilimleriyle ilgili temel bilgiden bile yoksun. Bu nedenle VoF (Vetenskap och Folkbildning — the Swedish Skeptics Society — İsveç Şüpheciler Derneği) Thomas Erikson’ı “2018 Yılının Dolandırıcısı” ilan etmiş. Gelin şimdi David Sumpter’in kaleminden olayın İsveç’te nasıl geliştiğini izleyelim.

 

İnsanların gözündeki perdeyi kaldıran kitap

İsveçli’ler bir anda üzerinde gölgeli kırmızı, sarı, yeşil ve mavi figürler bulunan bir kapak ve kitapçılardaki bu kapağın posterlerini her yerde görmeye başladılar. Özellikle havalimanlarında ve uçakta bu kitabı okuyan insanların yanından geçmek olağan oldu. Aynı dönemlerde, uzman psikologlar bazı hastalarının “sarı insanla yaşayamayacaklarını” belirttikleri için partnerlerinden ayrıldıklarını bildirdiler. İnsan kaynaklarının yaptığı testler sonucu bazı çalışanlara şu anki takımlarındaki “renk uyumsuzluğundan” dolayı başka bir takıma geçmeleri gerektiği söylendi. Cafe’lerde  “Ben kırmızıyım, biraz da mavi. Senin rengin ne?” tartışmaları duyuldu.

 

Bu ilginin ardından Thomas Erikson medyada boy göstermesi gecikmedi. İsveç ulusal kanalı TV4’teki sabah haberlerinde, onu davranış ve iletişim alanlarında uzman olarak tanıttı. İkinci kitabı Surrounded by Psychopaths (Psikopatlarla Çevrili) yayınlandığında devlet kanalı STV, Ericson’ı psikopatlar hakkında konuşmak için “Doktora Sor” programına davet etti. Ülkenin önemli gazetelerinden biri olan Aftonbladet, psikolojiyle ilgili soruları cevaplaması için ona haftalık bir köşe verdi. Yüksek ücretlerine rağmen konferans biletleri yok satmaya başladı ve Erikson bu konferanslarda, insanların nasıl kırmızı, mavi, sarı ve yeşil olarak bölünebileceğini anlattı. Bundan önce hiç kimse, insanların nasıl ve neden böyle davrandıklarını anlamaları konusunda, toplumda böyle bir et