Boşanma Çocukları Nasıl Etkiler? (*)

Ana sayfa / Blog | Seçilmiş Yazılar / Boşanma Çocukları Nasıl Etkiler? (*)

Bu yazıda yer alan bilgilerin bir bölümü yıllar içinde biriken büyük araştırma gruplarına aittir. Günümüzde ailelere yol gösteren ve rehberlik yapan çok sayıda uzman ve onlara bilgi sunun akademik oluşumlar vardır. Bu nedenle boşanmış ailelerin, çocukları ile destek alacakları ile ilgili geçmişle kıyaslanmayacak kadar geniş imkanlar vardır. Böylece boşanmış eşler sorumluluklarından kaçmadıkları takdirde sağlıklı çocuklar yetiştirirler. (Geçen yazımızda da boşanmak yerine çatışmalı bir beraberliği sürdürmenin sağlık için daha olumsuz ve yıkıcı olabileceğinden söz edilmiş olsa da bazı okurlar bunu gözden kaçırmış ve boşanmanın hayat süresi üzerinde belirtilen olumsuz etkisine odaklanarak rahatsız olduklarını gördüm)

 

Gelelim araştırma bulgularına. Çocukların hayatındaki en büyük iki travma ebeveynlerinden birinin ölümü ve boşanmasıdır. Boşanma ölümden daha yıkıcı sonuçlar verir. Terman araştırma grubundaki çocukların üçte biri 21 yaşına gelmeden bu durumla karşılaşmışlardır. Anne ve babadan birinin ölümü hiç şüphesiz çocuk için çok yıkıcıdır. Her toplumda geride kalanların acısını hafifletecek ritüel ve mekanizmalar vardır. Araştırmacılar anne ve babalarından birini ölüm nedeniyle kaybetmekle yaşam süresi arasında bir ilişki bulamamalarına hayret etmişlerdir.

 

Boşanma nedeniyle yaşanan kayıp ölüme kıyasla daha hafif gözükse de araştırma bunun tam tersini ortaya koymuştur. Boşanmanın uzun dönem sonuçları çocuklar üzerinde daha yıkıcı olmuştur. Anne ve babalarının boşanması birçok genç Terman üyesinin yolunun değişmesine neden olmuştur. Boşanmış ailelerin çocukları sağlam ailelerin çocuklarına göre 5 yıl daha kısa yaşamıştır. Bu araştırmanın bulduğu en güçlü ilişki çocukluk döneminde anne ve baba ayrılığının gelecekte erken ölümün en güçlü sosyal belirleyicisi olduğudur.

Bunun birkaç nedeni vardır. Bu çocukların büyük çoğunluğu:

  • Daha tedbirsiz yaşar,
  • Sigara, alkol vb. kötü alışkanlıklara daha yatkın olur,
  • Kaza ve şiddete karışma ihtimalleri daha yüksektir,
  • Kanser, kalp krizi ve inmeden ölme oranları daha yüksektir,
  • Erkeklerde olumsuz alışkanlık ve riskli davranışlar daha yüksek oranda görülür,
  • Ailenin finansal yapısının zayıflaması eğitimde aksamaya yol açabilir. Gelir, meslek ve sosyal statüde düşmeye neden olur.
  • Yetişkinliklerinde de daha az mahalle ve sosyal grup ilişkilerine sahip olurlar.

Çocukların ruh sağlığı açısından anne-babaya duyulan hayranlık ve onlarla duygusal bağlar kurmaları önemlidir. Olumlu aile bağları, sağlam ailelerde boşanmışlara kıyasla daha fazladır. Ancak diğer taraftan yaşam süresinde beklenen düzeyde önem taşımadığı görülmüştür. Olumlu ya da olumsuz aile bağının çocuğun hayatındaki etkisi boşanma faktörüyle birleştiğinde belirgin olmaktadır:

  • Boşanmış ailelerde, aile hayatı ve anne-baba ilişkisinde olumlu duygular yaşayanlar daha çok zarar görür. Bunun yolunda giden bir aile hayatının aniden alt üst olmasının sonucu olduğu düşünülmüştür. Bu durum çok kere yolunda gidiyor gibi gözüken bir evlilikte, eşlerden birinin ihaneti sonucunda yaşanan hızlı boşanmalarda ortaya çıkar. Bu özellikle erkek çocukları daha olumsuz etkiler. Boşanmış ailenin erkek çocukları için, olumlu duygular çocuklara zarar vermiş ve bu çocuklar daha kısa yaşamıştır.
  • Buna karşılık şiddetli geçimsizlik yaşanan bir ailede boşanma bir ferahlama yaratmıştır. Eğer aile çatışmalıysa, çocuklar boşanmayı daha iyi karşılar ve daha az olumsuz etkilenirler. Bu sonuç halk arasında sıkça verilen “çocukların hatırı için evliliği sürdürmek” önerisinin doğru olmadığını göstermektedir. Aile ortamı stres ve mutsuzluk veren bir ortamsa bunu çocuklar adına sürdürmenin iyi bir fikir olmadığı görülmektedir. 

Aile hayatının bu cephesi kızlar için bir fark doğurmamıştır. Araştırma ekibi bunun nedenini açıklayacak bir bulguya ulaşamamıştır. Ancak sonraki sayfalarda görüleceği gibi, Terman grubu erkek ve kadınlarının hayat süresi üzerinde etki eden farklı özellikler bulunmuştur.

Terman grubu üyelerinin kişilik özellikleri, onların bu olumsuz yaşantı karşısında dirençli olmaları konusunda etkili olmuştur. Mizaç olarak zor çocuklar, anne ve babalarının boşanmasına daha zor uyum sağlamış ve duygu ve davranış düzeyinde daha olumsuz tepki vermişlerdir. Buna karşılık daha yumuşak mizaçlı çocuklar daha az olumsuz duygu yaşamış ve bu yaşantıyla daha iyi başa çıkmıştır.

 

İyi haber

 

Bu durum kaçınılmaz olarak bazı insanların doğuştan yılmazlık özelliğine sahip olup olmadıkları sorusunu akla getirir. Yılmazlık erken yetişkinlik yaşlarından başlayarak yıllar içinde ve yaşam süresinde zorlukların üstesinden gelinerek geliştirilen, uzun hayata ve başarılı olmaya zemin hazırlayan bir özelliktir.  

 

Ancak iyi haber, boşanmanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinin mutlak ve kaçınılmaz olmadığıdır. Ebeveynlerinin boşanmasıyla kırgınlık yaşayan kişilerin, yetişkinliklerinde bir yeterlilik hissi, olgunluk ve memnuniyet duygusu kazanmış olmaları travmadan sonra kendilerini topladıklarını ve hatta bazılarının güçlendiklerini gösteren çok iyi işaretlerdir. Ebeveynleri boşanmış, hayatları ve başarılarıyla ilgili düşük bir memnuniyet düzeyinde olanlar için bu etkileşim, sağlık risklerine karşı bir uyarı işareti olabilir. Ancak bu sadece bir işarettir ve diğer risk faktörleri içinde değerlendirilmelidir. Ciddi ekonomik sıkıntıya düşmeyen ve olumsuz alışkanlıklar geliştirmeyen çocuklar, büyükanne ve dedelerinden destek gördükleri ve akranlarıyla olumlu ilişki içinde olduklarında dağılmış ailenin risklerinden kaçınabilmektedir. Bu açıdan Türk aile yapısı içinde büyük anne ve büyük babaların sorumluluk almaları çocukların hayata hazırlanmasına büyük katkı sağlar.

 

Sonuç

Evlilik insanın hayatında verdiği en önemli iki karardan biridir. Gençlik döneminde hormonların etkisiyle kurulan beraberlikler, kişiliklerin oturması ve değerlerin karar ve seçimlerin üzerindeki etkisi gibi, önceden öngörülemeyen dinamikler hayatın bütünü etkileyecek zorluklar doğurur. Evliliğin doğal meyvesi gibi gözüken ve aileye mutluluk getireceği düşünülen bir çocuğun varlığı, eşler arasındaki gerilimi artırır ve tüm taraflar için stres kaynağı olur. Düzenli evlilik sürdürenlerin büyük çoğunluğunun çocukluklarının da dikkatli, tedbirli ve sorumluluk duygusu yüksek olduğu görülmüştür.

 

Kısacası, iyi bir evlilik için doğru insanı bulmaktan daha önemli olan doğru insan olmaktır.

 

(*) “Aşk, Evlilik ve Boşanma” yazıları “Hayatın Hakkını Vermek” kitabına temel olan 80 yıllık Terman araştırmasının, güncel araştırmalarla desteklenmesine dayanmaktadır. Konuya ve literatürüne ilgi duyanlar kitaba başvurabilir.

Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Bu hizmetimiz ile ilgili sorunuzu yanıtlamamız için formu doldurabilirsiniz. En kısa sürede yanıt vereceğiz.
TOP