Uzun yaşamakla ilgili birçok araştırma, “evli olanlar daha uzun yaşar” yargısının doğmasına neden olmuştur(1). Bu bir yönüyle gerçeklik taşıyan, ancak bir yargı olarak yanıltıcı bir çıkarımdır. Erkek ve kadının evliliklerinin mutluluğu, ayrı ayrı ve birlikte değerlendirildiğinde, bulgular gelecek için şunları işaret eder:
Geçmişte yaygın olan Anglo-Sakson görüşüne göre “Mutlu kadın mutlu hayat demektir” (A happy wife is a happy life) anlayışı yerini, “mutlu erkek sağlıklı bir aile topluluğu demektir” (A happy man means a happy clan) anlayışı almıştır. Uyumlu insanlar uyumlu bir hayat arkadaşı ile yaşadıklarında, sadece geçici beraberlikler sürdürenlere kıyasla anlamlı derecede uzun yaşar. Bu durum özellikle erkekler için geçerlidir.
“Mutlu evlilik, evlilik, bekârlık, boşanma, sağlık ve uzun hayat” konusunu araştıran Lawrence ve arkadaşları evli olanların daha sağlıklı olduklarını ve daha uzun yaşadıklarını bildirmiştir. Ancak bu durum bütün evlilikleri için geçerli değildir.2
Araştırmacılar evli çiftlerden doyum düzeylerini, “çok mutlu, oldukça mutlu, çok mutlu sayılmaz” olarak değerlendirmelerini istemiş, ayrıca gruba boşanmış, ayrı yaşayan, hiç evlenmemiş ve dul olanları da dâhil etmişlerdir. Daha sonra evlilikte mutluluk, genel mutluluk, sağlık durumu ve ölüm riski değerlendirmesi yapılmıştır.
“Çok mutlu sayılmaz” olduklarını beyan edenlerin, “çok mutlu” grubu ile kıyaslandığında sağlık sorunu bildirme ihtimalleri iki katından yüksek bulunmuş ve ölüm riskinin takip edilen dönemde %40 daha yüksek olduğu görülmüştür. Evliliklerini “çok mutlu sayılmaz” olarak değerlendirenlerin, hiç evlenmemiş, boşanmış, ayrı yaşayan ve dul olanlarla aynı veya daha yüksek ölüm riskine sahip oldukları bulunmuştur. Ayrıca sonuçlar genel mutluluk halinin evlilikte mutluluk, daha iyi sağlık ve uzun hayat süresinde belirleyici olduğuna işaret etmektedir. Her ne kadar literatürde evliliğin daha iyi sağlık ve uzun hayat ile ilişkilendiren çok sayıda araştırma varsa da mutsuz evlilerin en kırılgan grup olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak bu araştırma öznel iyilik hali ve ilişki kalitesinin evliliğin sağlığı için de önemli olduğunu ortaya koymaktadır.
Hayat arkadaşı insanın hem yaşam kalitesi hem sağlığı hem de hayat süresi üzerinde etkilidir. Bu nedenle hayat arkadaşını seçimi insanın hayatta yapacağı en önemli seçim olarak gözükmektedir. Erken yaşta hormonların etkisi ile verilen kararlar, özellikle çocukların dahil olduğu beraberliklerde hayat için önemli bir stres kaynağı olma potansiyeline sahiptir.
Gelecek yazı boşanma, tekrar evlenme, anne-babanın boşanması ve bunların etkileri üzerine olacak.
(*) Bu yazı Doğan Kitap’tan yayınlanan Hayatın Hakkını Vermek kitabından bazı değişikliklerle alınmıştır.